|
Tweet |
Hanehalkı tasarrufu 6 yılda yüzde 5 düştü
Meclis’teki bütçe görüşmeleri ve iktidar açıklamalarında “ekonomide toparlanma” ve “rekor kişi başı milli gelir” vurgusu öne çıkarken, Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda dikkat çeken bir hedef yer aldı: “Tasarruf eğitimi planı.” Sabit gelirle yaşam mücadelesi veren milyonlar için öncelik temel giderleri karşılamak olurken, iktidarın gündeminde finansal okuryazarlık ve bütçe yönetimi eğitimi bulunuyor.
Tasarruf Oranları Düşüyor
Cumhuriyet'ten Elif Özge Yalçın'ın haberine göre TÜİK verilerinde hanehalkının tasarruf oranı 2018’de yüzde 16,5 iken 2024’te yüzde 11,3 olarak yansıdı. 2025’te de ücretlerin enflasyon karşısındaki değer kaybı sürdü. DİSK-AR raporuna göre, ortalama bir işçinin on aylık kaybı 106 bin lirayı geçti. ING Türkiye’nin araştırmasında ise tasarruf sahibi olma oranı yüzde 54 olarak ölçüldü; tasarruf edemeyen yüzde 46’lık kesimin yalnızca yüzde 25’i yakın zamanda birikim yapmayı planlıyor.
Borçlanma Artıyor, Gelir Dağılımı Bozuluyor
İktisatçı Prof. Hayri Kozanoğlu, gelir ve servet dağılımındaki bozulmaya dikkat çekerek, geniş bir kesimin tasarruf yapamayıp borçlanmak zorunda kaldığını belirtiyor:
“Çalışma yaşındakiler düşük oranda tasarruf edebiliyor. Bu durum, ileride ev alma, işsizlik dönemini atlatma, beklenmedik sağlık giderlerini karşılama ve emeklilik döneminde yaşam standartlarını koruma açısından sakınca yaratıyor.”
Dr. Levent Dölek ve İnan Mutlu ise dar gelirli kesimin tasarrufa yönlendirilmesini “komik” olarak niteliyor. Dölek, gelirinin bir kısmını ayıran geniş kesimin gerçekte ya yasal ya yasadışı kumara yöneldiğini söylüyor.
Kişi Başı Gelir Rakamları Hedef Gösteriliyor
Dolar üzerinden açıklanan kişi başı gelirde tırmanış göstergeleri ise yurttaşların hayat pahalılığıyla bağdaşmıyor. Dölek, iktidarın verileri dolar üzerinden sunmasına eleştiriler yönelterek, halkın geçimini TL cinsinden ölçmek gerektiğini vurguluyor.
Halkın Gerçekliği Farklı
İnan Mutlu, mevcut açıklamaları “hamaset” olarak nitelendiriyor:
“Halk barınma, enerji ve gıda krizleriyle karşı karşıya. Gerçeği makyajlamak durumu değiştirmiyor.”
Kaynak: Cumhuriyet