Bugun...



Ali Babacan'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a: Bu süreci tam sahiplenin..

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM’de Yeni Yol Grup Toplantısı’nda konuştu.

facebook-paylas
Tarih: 26-11-2025 11:14

Ali Babacan'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a: Bu süreci tam sahiplenin..

Ali Babacan'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a: Bu süreci tam sahiplenin, elinizi ve bedeninizi tam taşın altına koyun
“Olursa olur artısı bana yazar, olmazsa da iktidar ortağıma ve bu işi yüklenen bürokratlarıma atıp geçerim.' Bu kolaycılıktır, fırsatçılıktır"

 
Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM’de Yeni Yol Grup Toplantısı’nda konuştu.

Sözlerine 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü'ne değinerek başlayan Babacan, "İktidarın 'Aile Yılı' ilan ettiği 2025 yılında tam 411 kadın cinayete kurban gitti. Yılın her günü, ortalama birden fazla kadının yaşam hakkı elinden alındı. Tedbirler yetersiz kalıyor. Biz her bir kadın sokakta güven içinde yürüyebilsin diye çalışıyoruz. Kadınların, eve dönüş yolunda adımlarını hızlandırmadığı; birilerini aramak, anahtarlarını parmaklarının arasına sıkıştırmak zorunda kalmadığı; Şiddet görmedikleri, sessizliğe mahkûm edilmedikleri bir Türkiye için çalışıyoruz" diye konuştu. 

Babacan, iktidarın çok uzun bir süredir 11. yargı paketini ve infaz yasasını Meclis’e getireceğini söylediğini belirterek "31 Temmuz Covid yasasındaki Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı hükümler düzeltilmeden, cezada adalet, infazda eşitlik ilkeleri gözetilmeden, büyük bir sosyal yaraya dönmüş KHK mağduriyetleri giderilmeden, küçük yaştaki gençlerin ve çocukların TCK 158 ile ilgili pişmanlık hakkı genişletilmeden, Meclis’e gelecek her teklif eksik olacaktır, yetersiz olacaktır" dedi.

"Önemli bir eşik aşıldı ama daha işin başındayız"

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na ilişkin ise Babacan şunları kaydetti:

Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, geçtiğimiz günlerde yine Türkiye'nin gündemindeydi. Komisyondan bir heyet İmralı'ya 'gitsin mi, gitmesin mi' tartışmaları bir anda ayyuka çıktı. Bu tartışmaların arasında, bizim duruşumuzun yeterince anlaşılmadığını da üzülerek gözlemledim. Biz ilk günden bu yana; terörün, şiddetin sona ermesini hedefleyen bu sürece açık destek verdik. 'Başarılı olma ihtimali yüzde 5 bile olsa, o ihtimali bile destekleriz' dedik. Hatta bu iradeyi, ülkenin cumhurbaşkanından aylarca önce ortaya koyduk. 'Zor bir süreçtir, çetrefilli bir süreçtir' dedik. 'Bu süreci baltalamak isteyenler, taş koymak isteyenler olacaktır' dedik. Suriye’ye kaynaklı risklere dikkat çektik. 'En büyük oyun bozucu İsrail olabilir' dedik. Tüm bunlara rağmen, Türkiye’nin en genç siyasi partilerinden biri olarak sorumluluk üstlendik. Bu sorumluluğumuzun gereğini de yerine getirdik, getiriyoruz.

Bundan tam üç ay önce Mardin’de açıkça söylemiştim. Yürütülen bu süreçte, Öcalan’ın komisyona iletmek istediği mesajlar varsa, bu mesajların 'bir şekilde' komisyona aktarılmasının önemli ve yararlı olacağını ifade etmiştim. Mesajın hangi metotla iletileceğinin çalışılması gerekir demiştim. O günden bugüne iktidar ortaklarına baktığımızda hele hele Sayın Erdoğan'a baktığımızda bu konuyu sahiplenmediğini gördük. Aylarca hiç konuşmadı. Geçen haftaki grup konuşmasında dahi meseleyi komisyona havale etti. Nihayetinde, komisyondan bir temsil heyetinin İmralı’ya gitmesiyle ilgili öneri komisyona sunuldu ve kabul edildi. Biz bu öneriyi reddeden, engelleyen bir tutum ortaya koymadık. 'İsteyen gitsin' dedik. Heyet adaya gitti, geldi. Şimdi heyetin ziyaret raporunu bekliyoruz. Umarız ki en kısa zamanda komisyon bu konuda bilgilendirilir. Bu komisyon çalışmalarında nice zor konular gelecek. Daha işin başındayız. Evet önemli bir eşik aşıldı ama daha işin başındayız. Örgüt üyeleriyle alakalı, mahkumlarla alakalı bu örgüt varlığına son verdiğinde, tamamen silahları bıraktığında, Suriye ile ilgili risklerde sona erdiğinde bu örgüt mensuplarının ne olacağıyla ilgili kararlar vermek gerekecek. Bu kararlar kolay kararlar olmayacak. Onun için ben özellikle Sayın Erdoğan'a seslenmek istiyorum. Ya bu süreci tam sahiplenin, elinizi ve bedeninizi tam taşın altına koyun ya da 'bu komisyona nasıl olsa yükü yükledim. Olursa olur artısı bana yazar, olmazsa da iktidar ortağıma ve bu işi yüklenen bürokratlarıma atıp geçerim.' Bu kolaycılıktır, fırsatçılıktır.







İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER POLİTİKA Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI